Birçok insan, mensup olduğu toplulukla gurur duyar ve duymak ister. Belki de hakkıdır da; ama unutmamalı ki, balonun çeşitli rengi olur. Balon bu renklerin farklılığıyla değil; içindeki havayla uçar. Biz de böyle olmalıyız. Kürdümüzle, Türkümüzle, Arabımız ve Lazımızla değil. Bizi biz yapan ve ve bizi biz kılan dinimizin yerine diğerlerini yerleştirmemeliyiz. Yoksa uçamayız, tam aksine patlarız. Ne kadar bizi biz yapan değerlerden kaçarsak, uçmadan patlayan bir balon gibi patlar, bir daha eski haline geri dönemeyiz.

Akrabalarımızla aramız bozuksa, kardeşimizle küskünsek, din kardeşlerimizi küçümsüyor ve onlardan selamlarımızı dahi esirgiyorsak; ne yaparsak yapalım bunlar düzelmedikçe, asla ve asla artık bir olamayız ve uçmadan patlamaya da mahkum oluruz.

Nasıl bir çubuğun kırılması, birden fazla çubuğun kırılmasından kat kat daha kolaysa bir kişinin, bir ailenin, bir milletin kırılması, parçalanması ve yıkılması da bir o kadar kolaydır. Ki Hz Peygamber(sas)’da, birliği muhafaza etmeyi ve bunu oluşturmak için elimizden geleni yapmamız gerektiğini ve bunu yapmayanların helakının kaçınılmaz olduğunu bildirmektedir.

Birliği kuran ve kuvvetlendiren olmalıyız. Birlikte hareket etmeliyiz, ne kadar başkalarının yanlışı olsa da biz onları düzeltmeli ve onları bu yanlışları yüzünden dışlamamalıyız. Unutmayalım ki, bir insanın bir hatası olur ama kat kat daha güzel özellikleri olur. Bir birini tamamlayan olmalıyız. Ağacı eken gibi, birimiz çukuru açmalı, birimiz getirmeli, birimiz yerine koymalıyız. ve bunun sonucunda nasıl ormanlar oluşturuyorsa bu da hem birliğimizi kuvvetlendirecek hem de bizi biz yapan değerleri unutmamamızı engelleyecek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir